Yerli ve Milli Marka GOLDA

Türkiye’nin un, irmik, makarna, bisküvi ve bakliyat alanında üretim yapan yerli ve milli markası Golda, kaliteden taviz vermeyerek ürettiği ürünlerini yaklaşık 80 ülkeye ihraç ederek ülke ekonomisine de ciddi katkılar sağlıyor.

 

Golda Gıda’nın 20 yılı aşkın süredir temel gıda maddelerinin üretiminde öncü bir firma olduğunu dile getiren Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan, “Golda Gıda A.Ş. Bera Holding’in gıda alanında faaliyet gösteren bir firmasıdır. 1997 yılında temelleri atılmış, 1999 yılında üretim faaliyetlerine un ile başlamıştır. 2001 yılında da irmik ve makarna üretimine başlamıştır. O günden bu güne kadar un ve makarna üretiminde halen faaliyet göstermektedir. Daha sonraki dönemde 2004 yılında bisküvi sektörüne girmiştir. Bisküvi ve gofret üretimine başlamıştır. 2009-2010 yılında da bakliyat fabrikası, kırmızı mercimek üretimi devreye alınmıştır. 2011 yılında da ise bin adet büyükbaş damızlık süt hayvancılığı tesisi de aynı kampüs içinde faaliyetine başlamıştır.” dedi.

YÜZDE YÜZ YERLİ VE KATKISIZ

Golda Gıda bünyesinde üretilen tüm ürünlerin yüzde yüzünün yerli ve katkısız olduğuna dikkat çeken Fatih Doğan, “Ürünlerimiz yüzde 100 yerli ve yüzde 100 katkısızdır. Helal sertifikamız vardır. Ürünlerimiz, bakliyat da dahil helal sertifikalıdır. Unumuzun da, bakliyatımızın da içerisinde kesinlikle katkı maddesi bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

 GLÜTENSİZ UN ÜRETİLİYOR

Glütensiz un üretimi yaptıklarını söyleyen Doğan, “Ürünlerimizde kesinlikle kaliteden ödün vermiyoruz. Bu bizim olmazsa olmazımızdır. Onun haricinde zaman zaman sosyal sorumluluk projelerimiz oluyor. Örneğin çölyak hastalarının faydalanması için glütensiz irmik ürettik. Şimdi de glütensiz un üretimimiz var. Bir de glütensiz unu daha çok kişiye ulaştırmak için önümüzdeki günlerde satış sistemimize, e-satış, e-ticaret kanallarını da ekleyeceğiz. Tabi bu faaliyetimizi bir sosyal sorumluluk projesi olarak değerlendiriyoruz. Glütensiz unu genelde kilo sorunu olanlar tercih ediyor. Glüten bağırsakta parçalanan bir proteindir. Tabi çölyak hastalarına bu rahatsızlık veriyor veriyor. Bu ürünümüzde glüten olmadığından tercih ediliyor” şeklinde konuştu.

 “TÜRKİYE’DE MAKARNA KÜLTÜRÜ ARTMALI”

Türkiye’de makarna tüketiminin düşük olduğuna dikkat çeken Fatih Doğan, “İtalya’da bir makarna kültürü olduğu için kişi başı yılda ortalama 29-30 kg tüketiliyor. Avrupa’da ise bu rakam 19 kg olarak göze çarpıyor. İran’da bile 9 kg Türkiye’de kişi başına makarna tüketimi 7 kg’dir. Ülkemiz, kişi başı makarna tüketiminin en az olduğu ülkelerden biridir. Ülkemizde pirinç ve bulgur gibi ürünlerin tüketim alışkanlıkları fazlaca bulunduğundan makarnanın rakibi çoktur. Bu sebeple az tüketilmektedir. Makarnanın yapılışı evde çok basittir. 10 dakika da hazır olur. Fakat üretimi çok zordur. Öncelikle irmik makarna fabrikasına aktarılıyor. Orada bazı preslerde kalıplara göre makarna çıkıyor. 10-15 metrelik bir tünelde 50-55 dereceyle pişiyor. Sonra yaklaşık 30-40 metrelik tünelde 90 dereceyle pişiyor. Yaklaşık 20-30 metre tünelde soğutuluyor. Ondan sonra pakete giriyor. Üretimi çok zor ve meşakkatliyken yatırımı da çok yüksektir. Bir hat yaklaşık 4 Milyon Euro’ya mal oluyor. Bunun en büyük rakiplerinden bulgurun bütün tesisinin yatırımı makarnanın % 10 nuna  mal oluyor. Bir bulgur pilavı bile yarım saatten önce olmuyor. Makarna kolay piştiği için yatırımı da üretimi de kolay zannediliyor, makarnanın problemi budur” dedi.

“MAKARNA ŞİŞMANLATMAZ”

Kamuoyunda makarnanın kilo yaptığı yönünde yanlış bir algı olduğunu ve makarnanın asla şişmanlatmadığını belirten Doğan, “Halkımızda yanlış bir algı var. “Makarna şişmanlatır” zannedilir ama aslında şişmanlatmaz. Çünkü undan yapılmıyor. Makarna Sert Durum buğday dediğimiz buğdaydan yapılır. Un ise ekmeklik yumuşak buğdaydan yapılır. Un değirmende ezilerek, elenerek yapılır. Makarna ise parçalanarak yapılır. Un toz halindedir, makarna granül halindeki irmikten yapılır. Buğdaydan irmik, irmik ve sudan da makarna üretmekteyiz. Katkı maddesi asla kullanmayız. Onun için ekmek şişmanlatırken, makarna da bulgur da şişmanlatmaz. Bulgurla makarnanın konsepti aynıdır. İkisi de pişirilerek yapılıyor. İkisinin de glisemik indeksi yüksek  olmadığı için, emilimi bağırsakta yapıldığı için un gibi ekmek gibi şişmanlatmaz diye uzmanlar bunu belirtmektedir” diye konuştu.

ÜLKE EKONOMİSİNE BÜYÜK KATKI

Tüm Türkiye’de ve yaklaşık 80 ülkede Golda ürünlerinin bulunduğunu dile getiren Fatih Doğan, “Golda Gıda A.Ş. olarak yaklaşık 80 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’de de 81 ilde mevcuduz. Her ilin yerel marketlerinde yer almaktayız. Makarna üretiminin yaklaşık yüzde 65’ini, bisküvi grubunun yaklaşık yüzde 78’ini ihracata veriyoruz. Un ve bakliyatta daha çok iç pazar ağırlıklı çalışıyoruz. Türkiye’ye yılda 15 ila 20 milyon dolar arası, ihracat yapıp döviz kazandırıyoruz. Ekonomik olarak istihdama, ihracata ve üretime katkımız var. Çiftçinin buğdayını işlemede, tarıma dayalı sanayinin gelişmesinde katkılarımız mevcut. İç piyasada kaliteli ürün arzına katkımız bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

GOLDA ÖDÜLE DOYMUYOR

Golda Gıda’nın başarılarının sürekli ödüllerle takdir edildiğini vurgulayan Doğan, “2007’den beri İstanbul Sanayi Odası’nın (ISO) açıkladığı Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listesinde ikinci 500’e sürekli giriyoruz. Konya’da da düzenli olarak ilk 15’e girmekteyiz. Karaman İşçi Bulma Kurumu tarafından her sene ‘istihdama destek’ ödülü alıyoruz. Yine her yıl Karaman Borsasından yıllık 110 bin ton buğday alımı borsa tescili alanında da birincilik ödülü almaktayız. Konya’da her yıl ilk 15’e girdiğimiz gibi Karaman’da da ilk 3 şirket arasında yer almaktayız.” dedi.

TÜRKİYE UNDA DÜNYA LİDERİ

Türkiye’nin un üretiminde ve ihracatında dünya lideri olduğunu belirten Fatih Doğan, “3.7 milyon ton un ihracatıyla Türkiye son 5 yıldır, dünya ihracat lideridir. Makarnada ise üretimde Dünya 4. sü ihracatta Dünya 2. cisi. Ülkemiz şimdi kendi içerisindeki buğdayı koruma adına bir kota koydu. Önce buğday ithali sonra un ihracatı şartı getirdi. Buğdayı önce ithal ediyoruz işliyoruz sonra unu ihraç ediyoruz. Yoksa kendi buğdayımız kendimize yeter ama ihracatımız hem unda hem makarnada yüksek olduğu için hammadde olan buğday ithal edilmektedir” şeklinde konuştu.

  

TÜM ÜRETİMLER DEV KAMPÜSTE

Dev bir kampüs alanında tüm üretimlerini gerçekleştirdiklerini vurgulayan Doğan, “Fabrikamız Karaman’a 25 km. Konya’ya 80 km mesafededir. Golda, 1 milyon 100 bin metrekare açık alan üzerine kurulmuş aynı kampüs içinde un, irmik, makarna, bisküvi ve bakliyat alanında mevcut beş fabrikayla faaliyetlerini sürdürmektedir. Hayvancılıkta şuanda bin baş hayvanla günde yaklaşık 12-13 ton süt üretmekte yılda da yaklaşık 500 civarında buzağı üretimi gerçekleştirilmektedir. Kampüsümüzün, üretim tesisleri, depolar, idari binalar, hayvancılık alanlarıyla yaklaşık 120 bin metrekare kapalı alanı mevcuttur. Bunun 7 bin 400 metrekaresi, bakliyat, 13 bin metrekaresi bisküvi, 19 bin metrekaresi un, 28 bin metre karesi irmik-makarna fabrikasıdır. Bunun dışında hayvanlarımıza yedirdiğimiz kaba, yeşil yemlerin de yüzde 90’ına yakınını kendimiz üretmekteyiz. Bu arada 2017 yılında 2 megawattlık elektrik üretim kojenerasyon tesisimizi kurduk. Doğalgazdan kendi elektriğimizi kendimiz üretiyoruz. Elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 85’ini kendimiz üretiyoruz. Burada elektrikten yaklaşık yüzde 18 civarında bir tasarruf sağlıyoruz” diye konuştu.

“BÖLGE HALKIYLA İÇ İÇEYİZ”

Karaman’a bağlı Kazımkarabekir mevkiinde bulunan üretim tesislerinde bölge halkıyla iç içe olduklarını dile getiren Fatih Doğan, “Çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 73’si Karaman, Kazımkarabekir bölgesinin insanlarıdır. Dolayısıyla yaklaşık 400 kişiye direkt, 1600 kişiye de en direkt istihdam sağlıyoruz.  Ayrıca yılda yaklaşık 40 bin ton ekmeklik buğdayı un fabrikasında; yaklaşık 70 bin da ton makarnalık buğdayı da makarna fabrikasında kullanıyoruz. Yani yılda yaklaşık 110 bin ton buğday işliyoruz. Bunun da yüzde 75’ini Konya ve Karaman Havzasından alıyoruz. Onun dışında kalan kısımları da diğer bölgelerden temin ediyoruz.